Paris’te Gece Yarısı Gösterimde

Woody Allen, son filmi “ Paris ’te Gece Yarısı”nda adlı filmi gösterime girdi. Filminde geçmiş ile günümüz arasında sürekli gidip gelen duyarlı bir adamın bocalamaları, açmazları anlatılıyor.
Geçmişi ve geleceği şiirsel bir dille sorgulayan Allen bu filmde kendinden izleri yansıtmış. filmde oldukça başarılı bir oyunculukla Woody Allen’den izler taşıyan (Gil) bir karakter yaratmış.
Gil, Holivud’da başarılı bir senaristtir fakat onun asıl tutkusu roman yazmaktır. Nişanlısı Inez (Rachel McAdams) ve müstakbel eşinin muhafazakâr ve sıkıcı ailesi ile tatil yapmak için Paris’e gider. Yönetmenin alâmetifarikası, burjuva eleştirisi bu defa Inez’in ailesi üzerinden gerçekleşir. Onların soğuk halleri, samimiyetsiz ilişkilerini hicveder.

Gil, Paris’e âşıktır ve ileride bu şehirde yaşamak tutkusu benliğini kemirmektedir. Nişanlısı ile bu konuda da aynı fikirde değildirler. Nişanlı Inez de tıpkı onun ailesi gibi Gil’i ve isteklerini yeterince ciddiye almaz. Çift başta Paris’i birlikte turlamayı dener fakat bir zaman sonra genç kadın, eski arkadaşı, Sorbonne’da ders veren entelektüel ve bir o kadar da ukala Paul (Michael Sheen) ve karısı ile vakit geçirmeyi tercih edecektir. Gil ise gece yarısı ortalıktan kaybolmaktadır. Klasik bir araba onu şehrin aynı yerinden, aynı saatte alıp geçmişe götürmektedir. Yaptığı bu zamanda yolculuk ile çok sevdiği 1920’lerin Paris’inde Hemingway ile tanışacak, ünlü sanat koleksiyoncusu Getrude Stein’a kitabının taslağını okutacak, Picasso’nun sevgilisi Adriana’ya (Marion Cotillard) âşık olacaktır. Gil, yakın çevresini kuşkulandıran, kendisini şehre teslim ettiği bu gece yürüyüşlerinde, tercihleri ve ilişkisine dair de ciddi bir sorgulama içine girecektir.

Bu yıl Cannes Film Festivali’nin açılışında gösterilen ve övgülere alan filmin ülkemizde de beğeni toplayacağını sanıyoruz.

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: Sombahar

%d blogcu bunu beğendi: