PAVESE ÜZERİNE NOTLAR

"İtalyan düz yazısı kendisine yabancılaşmış bir konuşmaydı,
 İtalyan şiiri ise acı çeken bir sessizlik."
Pavese 

Cesar Pavese, Çalışmak Yorar adlı yapıtıyla ilk çıkışında İtalyan şiirinin temel yönelimi *hermetizmle oluşturduğu karşıtlıkla dikkatleri üzerine çekmiştir.
Pavese’nin anlatı şiiri, geniş anlatı ritimleriyle esneyen, konuşma dilinden yararlanan, gürültülü, canlı, hareketli bir dünyaya yer veren; belli bir siyasal polemik öğesi içeren ve hiç kuşkusuz çoğu çağdaşı şiirin incelikli **solipsizminden ayrılan bir anlayış getirmiştir.
Pavese’nin anlatılarında öğrenmek demek, alınan yaralar karşısında nasıl davranmak gerektiğini öğrenmektir. Bunu öğrenemeyen, kabullenmek zorundadır. Kitapların ve insanî olgunun bize gösterdiği, Pavese’nin kendini yapılandırmasıyla ilgili yaşadığı kuşatmayı, kendi savaşının koşullarını, olumsuzlar üzerinde kazanılacak bir utkuyu göstermektedir. Ancak, asıl yapılanışı yaşam içinde, yaşanan olup çekinik durmayarak yaşayan olup baskın olmayı başarmak gerektiğini içsel bilinç düzeyinde sergilemektir. Bu bağlamda Pavese’nin önemli edinimlerinden biri, bilinçliliktir. Çünkü kendi yaşamsal dramı anlamında bile “biçemi”, onu, acıya karşı koruyucu bir kalkan olamamıştır.
Şair, imge ve nesnellik arasında, farklı şiirlerin bir araya gelerek tek bir şiir oluşturmasını değil, tek tek her şiirin kendi başına ayakta duran bir yapısının olmasını amaçladığını belirtmiştir.

Tedirginliğimizin Nedeni Acı Çekmemizdir.

Pavese, içini dökme ile genellikle patolojik bir çığlıkla biten, derinlemesine inceleme sayılabilecek lirizmden “Güney Denizleri’nin” açık ve ölçülü anlatısına geçişin birden gerçekleşmekle birlikte, bunu hazırlayan üç şey olduğunu açıklamaktadır. (Şairin, sözünü ettiği arka plân açıklamasında en önemli saptaması, Sotades tarzında yazılan, pornografik yapıtlarının yaratım sürecine ilişkin ipuçlarına da yer vermesidir.)
“Şiir, ritimle dile gelen özgür düşüncedir dediğimiz zaman, sadece şiirin doğasını tanımlamak isteriz. Şiirimizin, durmadan nesneleri yok etmeye çalışması, kendi nesnesi ve kullandığı kelimelerin özü olmak istemesi bu yüzdendir.”
“Bizim eserimizde anlatım, katıksız ve yalındır; ritmini nesnelerin sesinden daha derin bir yerde bulur: Kendinin farkında olmayan, söyleyeceği her şeyi söylemekten çekinen bir anlatımdır bu. Tedirginliğimizin nedeni de tek gerçek olan sözcüklere güvenmeyişimiz, henüz ne olduğunu, açıkça bilmediğimiz bir öz arayışımız, kararsızlığımız, acı çekmemizdir.”

İmge

“Böylesine bir yalınlık programı, tek çıkışın nesneye tutkuyla, sıkı sıkıya bağlanmak olduğunu bulur. Bir konunun her tür imge kullanımını bir yana bırakarak işlenmesi, konunun bir engel hâline gelmesi ve nesneye kendini bırakma sonucunu doğurur.”
Unutulmamalıdır ki her şiirsel atılım, insanın içinde yaşadığı ortamın etik ve pratik gerekliliğine çok dikkatle eğilmesi gerekilen bir durumdur. Pavese’nin kendi yorumuyla üç aşamada açıkladığı bu nesnel biçem, kadın düşmanlığı taşıyan belirgin bir erkeksilik tutumu ile buna eşlik eden diğer tutumlarla, şairin nesne olduğunu düşündüğü anlatı-şiirin gerçek örüntüsünü oluşturmuştur.
Pavese, şiirdeki münzevi ile diğer çevresindeki tüm öteki şeyler arasında kurduğu bağ aracılığıyla imgeyi keşfetmiştir. Burada söz konusu olan imge, retorik olarak anlaşılan imge değil, anlatının kendisi, özü olan imgedir. Çünkü münzevi ile manzara arasında kurulan imgelemsel bağ, anlatının konusudur. Buradan hareketle, Pavese’nin kendine yeterli bir bütün olarak, imgesel ilişkiler bütünü oluşturma çabası içinde, bütünsel bir imge anlayışına ulaştığı söylenebilir. Zamanla, şairin, değişen şiir anlayışına göre, yeni şiir serüveninde tek tek her şiirin kuruluşu ile şiir grubunun kuruluşu benzer nitelik taşıyacak ve bu yeni aşamanın doğalcı anlatı biçiminde özetlenmesi mümkün olmayacaktır.
Pavese bunu şöyle açıklamaktadır: “Hiçbir şey bir imgeyi zihinde canlandıran sözcüklerle bir nesneyi zihinde canlandıran sözcükleri birbirinden ayırt edemez. Bu, doğalcı değil, simgesel bir gerçekliği betimleme sorunu olacaktır. Bu şiirlerde olaylar gerçeklik öyle istediği için değil, zihin öyle karar verdiği için meydana gelecektir; eğer meydana gelecekse… Tek tek şiirler ve şiir grupları bir öz yaşam öyküsü değil, bir yargı olacaktır. Kısacası, İlahî Komedya’da da olduğu gibi senin simgenin alegoriye değil Dantesel imgeye karşılık gelmesi gerektiğidir.

Pavese Poetikasının Anahtarı

Pavese’ye göre, kişinin başından geçen her şey tükenmez bir hazinedir. Çünkü ne zaman yaşadıklarımızı yeniden düşünsek, kapsamlarını genişletmiş, çağrışımlarını zenginleştirmiş, anlamlarını derinleştirmiş oluruz. Çocukluk dönemi sadece yaşadığımız çocukluğumuz değil, yeniyetmelik ve olgunluk dönemlerimizin anla ilgili izlenimleridir. Hayatın en önemli dönemidir. Çünkü bu konuda düşünce zincirleriyle en çok çocukluk dönemi zenginleşmiştir. Pavese, anıların olmadığı bir manzara, tarihi olmayan, geçmişi olmayan, kısacası belleksiz bir manzaradır; demektedir. Pavese, çeşitli araştırmaları ve incelemeleri sonucunda ulaştığı temel görüşü şöyle aktarmaktadır: Başlangıçta, dünya ile olan temasımızla bizde, mitler ve simgeler yaratılır; bu mitler, simgeler irrasyonel ancak gelecek açısından kesin ve belirleyici bir anlam edinir, nesnelerin anlamı niteliğini kazanırlar: Bir tür kandaki anıdır bu.

Pavese’nin Romanları

Pavese’nin yapılarına baktığımızda dokuz kısa romanı vardır. Bu romanlar, günümüz İtalya’sının yoğun, homojen, dramatik, zengin anlatı çevrimini oluşturmaktadır. Pavese’nin romanları süreklilik içinde yeni düzeylerin ve yeni anlamların bulunduğu, şaşırtıcı yoğunlukları olan metinlerdir. Çünkü Pavese, yaşadığı ahlaksal ve varoluşsal sorunlar çetrefillerini, ahlak kavramının içselliğini tartışarak incelediği derin düşünmelerini yaşama karşı oluşturulan tutumların örneklemelerini yazmıştır.
Şiirlerinde de çağdaş edebiyatın az bulunur örnekleri görülmektedir. Dizelerine ait her hareket okurlarında, gerçekliğe girme, onu yaşama ve yargılama tarzı geliştiren bir hayata yönelme duygusu oluşturmaktadır. Çünkü dizelerin kurgusu, içsel güdülenmelerden ve evrensel nedenlerden oluşan yüklü, bütünlüklü, kesin anlamların yoğunlaşmasından kendini gerçekleştirmektedir.
Pavese’nin bugün dünya edebiyatındaki benzersiz değeri, içindeki yorucu, yoğun, yalnız yollardan geçerek, kendini yeniden tanımlamaya çalıştığı serüvenlerden öze ulaşmış olmasında yatmaktadır.

SERHAN SÖZDİNLER

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: