POLATLI, BOZKIRDA YANAN ATEŞ

POLATLI, BOZKIRDA YANAN ATEŞ

 SAKARYA  MELHAME-İ KÜBRASI

                                “Hatt-ı müdafa yoktur; sath-ı müdafa vardır. O satıh bütün vatandır”

                                                                                                   Mustafa Kemal ATATÜRK

Türk basınının çoğunlukla unuttuğu bir zaferdir Sakarya Meydan Muharebesi. Dünya savaş tarihine  “en uzun meydan muharebesi”, Türk Kurtuluş Savaşı Tarihi’ne de “Subay Muharebesi” olarak geçmiştir. 30 Ağustos Büyük Zafer’in gölgesinde kalsa da çok önemli bir savaştır. 7-8-9 Eylül’de, Polatlı’ nın tarihi ve kültürel zenginliğini tanıtmak ve bozkırda yanan ateşi yeni nesile en etkin biçimde aktarmak için kurulan (POTA) Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi’nin (Polatlı Belediyesi bünyesinde kurulmuş) davetlisiydik. Kadim KOÇ ve POTA’ya gönül vermiş emekçilerin önderliğinde bu yıl güzel bir organizasyon yapıldı. Bu işe kendini adayan Kadim KOÇ’un emekleri takdire şayandır. Muharebenin 97. yılında bu mücadelede alınan ilk tepe olan Duatepe’ye Şafak Yürüyüşü yapıldı. Ankara’ dan bu anlamlı güne katılan yürüyüş ve bisiklet grupları da vardı. Ama en kalabalık ve günün önemini ciddiye alan grup  Yol Arkadaşım Trekking ve Doğa Yürüyüşü Grubu ve lideri Aytekin GÜLTEKİN’di. Biz de bu organizasyona, Yol Arkadaşım grubunun katılımcıları olarak dahil olduk.
Polatlı Gezisi

22 gün 22 gece süren ,“Yokluk ve Yoksulluk” savaşı olan Sakarya Meydan Muharebesi’nde (23 Ağustos- 13 Eylül 1921) Türk halkı son kale için savaşmıştır. Düşmanın durdurulduğu son hat Polatlı ve Haymana arasında Sakarya Nehri boyuncu uzanan yaklaşık 100 kilometrelik hattır. 5713 şehit ve 38 bin kaybımızın kanlarıyla kazanılan bir zaferdir. Kamp alanına gidip çadırlarımızı kurduktan sonra Yol Arkadaşım Grubu, zamanın asker kıyafetlerini giyerek şehitlerimiz için şafak vaktine kadar sırayla nöbet tuttu. Akşam yemeğinden sonra ise hazırlanan programı ve Kadim KOÇ’ un bilgilendirici anlatımını zevkle dinledik. Polatlı Belediye Başkanının ziyaretinden sonra yakılan kamp ateşinin etrafında toplandık. Aytekin Gültekin’ in önderliğini yaptığı grup ruhuyla, o ulvi havayı teneffüs edip şehitlerimizin aziz hatıralarına saygılarımızı gönderdik.
Polatlı Gezisi Yazısı

Bu mücadelede düşman işgaline uğrayan son köy Üçpınar, düşmandan geri alınan ilk tepe ise Duatepe’dir. Şafak sökerken hazırlıklarımızı yaptık. Önde seğmenlerimiz ve bayrağımız , arkada doğa yürüyüşü grupları ve halk, meşalelerin ışığında Duatepe’ye yürümeye başladık. Gönül isterdi ki bu önemli güne katılım daha fazla olsun. Sakarya Meydan Muharebesi’nin nasıl yapıldığını Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Nutuk’ta şöyle anlatıyor. “Meydan Muharebesi yüz kilometrelik cephe üzerinde oluyordu. Sol kanadımız Ankara’nın 50 km güneyine kadar çekilmişti. Ordumuzun cephesi batıya iken güneye döndü. Bunda hiç bir sakınca görmedik. Savunma hatlarımız kısım kısım kırılıyordu. Fakat kırılan her kısmın yerine, en yakın bir yerde hemen yeni bir savunma hattı kuruluyordu. Memleket savunmasını başka türlü ifade ermeyi ve bu ifademde direnerek şiddet göstermeyi yararlı ve etkili buldum. Savunma hattı yoktur, savunma alanı vardır. O alan bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz. Onun için küçük, büyük her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden düşmana cephe kurup savaşa devam eder.”
polatli gezisi çadırlar

Mustafa Kemal, bu ölüm-kalım savaşına “Sakarya Melhâme-i Kübrası” demiştir. Sakarya nehrine akan bu kan seli bugün de manevi değerlerimizi şahlandırıyor. Gün sökmeden, meşalelerin ışığında yürürken havada sanki barut ve kül kokusu vardı. Altımızdaki toprakta kan kurumamış, ateş sönmemişti. Duygusal atmosfer öylesine kabartmıştı ki milli duygularımı… Ufukta düşmanın yakmış olduğu köylerin iskeletini gördüğümü zannettim bir an. 5 kilometrelik yürüyüş tamamlanıp Duatepe’ye vardığımızda gün ışımaya başladı. Meşalelerimizi söndürüp saygı duruşunda bulunduk ve ardından gururla İstiklal Marşı’mızı okuduk. Sakarya ovasına hakim olan Duatepe’ nin üzerinde bu şanlı zaferi anlatan bir anıt var. Anıtın duvarlarında seksen bir şehidin ismi pirinç harflerle yazılmış. Seğmenlerin gösterilerini ve güneşin bozkırdaki muhteşem doğuşunu izledikten sonra kamp alanına dönüşe geçtik.

Dönüş yolunda geriye dönüp baktım. Duatepe bakırdan iki zirvesi ile tunçlaşmış gibi duruyordu. Yakın tarihimizdeki bu mucizenin seslerini içimde duyarak başta başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve bu savaşın kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. Umarım herkes bunun bir vicdan borcu olduğunun bilincine varır. Unutmayın ki  Duatepe ve Sakarya, batının Türk ile karşılaştığı ve ona dokunduğu anda tarihin yönünün değiştiği yerdir. Uzun boz kaputuna sarılıp bağdaş kurarak oturan bu dev, bozkıra bakarak son hamleyi yapar, MAT…

polatli gezisi Demet Güngör

Bu anlamlı organizasyon için Kadim KOÇ ve POTA’ya, bize liderlik yaparak katılımımızı sağlayan Aytekin GÜLTEKİN’ e şahsım adına teşekkür ederim.

DEMET GÜNGÖR

Sizin İçin Seçtiklerimiz

About the Author: Sombahar

2 Comments

  1. Sayın Demet Güngör,
    Merhaba. “Polatlı, Bozkırda Yanan Ateş” başlıklı yazınızı çok etkilenerek okudum. Bilincinize sağlık. Aranızda gibiydim. Yıllarca Haymana ve çevresinde görev yapmış biriyim. Gerçekten de Sakarya Meydan Savaşı çok büyük bir önemdedir. Ceyhun Atuf Kansu “Sakarya Meydan Savaşı” adlı şiir yapıtıyla destanlaştırmıştır ki Kansu gerçek ulus ozanıdır. Şehitlerimizin anısına derin saygıyı duymayan yaşamda hiçbir şeye saygı duyamayacağı gibi soysuzluklara da açık olur. Polatlı denince usuma her zaman Şevket Süreyya Aydemir’in “Toprak Uyanırsa” adlı romanı da gelir. Her Türk aydını okumalıdır. Olanak varsa Polatlı Belediyesi bu kitabı desteklemelidir. Mustafa Kemal Atatürk’ü, tüm şehitlerimizi sonsuz saygıyla, sevgiyle anıyorum. Size de saygılar sunuyorum. Günay Güner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir