SANDIK

Hiç kullanılmamış bir yüzünüz vardı, sizi kanımın
içinde saklardım, küçük ve masum bir uykuydunuz,
ödünç bir rüyadan çalmıştım beyazınızı, yağmur
kokardı nefesiniz, elleriniz serçeydi, ıslığınız klarnet,
nehir gibi geçerdim gözlerinizden, nemli bir geceydiniz,
erguvan bir inlemeydi yokluğunuz!

Ben işte orada pastel bir buğunun onarılmaz yazgı-
sıydım, uçarı bir kelime, ıssız bir cümleydim, sanki
yeşil bir buluttunuz, sadece yazları öpüşür, ağaç
emzirir, ağzınızı güllere banardınız, suyun ruhu sevinir,
yalnızlığınız üşürdü, kuytunuzda yaralı bir güz otururdu,
gülün aklı bahçede, kalbiniz bende kalırdı, sizi yazların
tenhasından mı kopardılar, sanki bir fısıltı, sanki bir
tıkırtıydınız, ahşap düşlerinizden küçük melekler yontardınız,
hayat yalnızca bir ışıktı, ormanın karanlık diliyle susardık,
gövdelerimiz ardına kadar açılır, içimizdeki sandık kırılırdı!

Gül yutmuş çocuğum, küçük kırmızı kuzumsunuz
sizi masallardan, beni yağmurdan yapmışlar!

Engin Turgut

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: