SEYAHATNAMELER / DEMET KURT GÜNGÖR

Sokrates’e, birisi için “seyahat onu hiç değiştirmedi” demişler. O da “Gayet tabii, çünkü kendisini de beraber götürmüştür” demiş. Seyahatlerimde kendimi yanıma almam. Yolda başka ‘ben’ler bulurum içimde. Eğer yolda değilsem de bir seyahatname alırım elime. Sayfalar arasında bir yolculuk başlar bu kez. Seyyahlar, hem kendi içlerindeki yolculukları hem de yeni yerleri anlatırlar.

“İnsan, hayatını tatsızlığından ve etrafında görüp bıktığı şeylerin o yorucu aleladeliğinden bir müddet kurtulabilmek ümidiyle seyahate çıkar. Bu itibarla seyahat ‘ harikuladelikler avı’ demektir.” ( Ahmet Hâşim)

TOURNEFORT SEYAHATNAMESİ ( Joseph de Tournefort)

Tournefort’un seyahatnamesi bir mektupla başlar. Tournefort, bitki toplamak ve bitkibilim ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Doğu’ya gönderilmiş. Bu arada gördüklerini ve yaşadıklarını anlatırken satırlarının arasında yaşayan betimlemeler oldukça etkileyici. Kitap iki bölüme ayrılmış. Birinci bölümde Ege adalarını, ikinci bölümde ise İstanbul’u, Anadolu’yu geçerken 18. yüzyılın Tokat, Trabzon, Kars, Ağrı, Amasya, Ankara, Erzurum, Bursa , İzmir ve yüzlerce kasabanın yollarını arşınlar. Otuz beş adayı anlatırken korsanları, salgın hastalıkları, batıl inançları, bölge halkını, acımasız yöneticileri tüm açıklığıyla ele almış seyahatnamesinde. Batı’nın saray, kadınlar, din ve ordu hakkındaki önyargılarını da hissediyorsunuz okurken. Doğabilimci olan Tournefort her iki dünyayı keşfe çıkarken Türklere yönelik göndermeler yaparak Anadolu’yu daha çok coğrafi yönden betimlemiş. Oysa Yunan adalarının anlatımında daha canlı bir tarz sergilemiş. Birbirine karşıt görünen ama aslında görünmez bağlarla bağlanmış Doğu ve Batı dünyasını anlatıyor bu seyahatname.

TOURNEFORT SEYAHATNAMESİ ( Joseph de Tournefort)

TAVERNIER SEYAHATNAMESİ ( Jean-Baptiste Tavernier)

 Jean-Baptiste Tavernier 17. yüzyılda yaşayan bir Fransız tüccarı. Tavernier 1631 ile 1663 yılları arasında Anadolu’ya altı seyahat yapmış ve bunları kaleme almış. “Tavernier, filozoftan çok tüccar ağzıyla konuşur ve sadece önemli güzergâhlarla elmasları tanımakla yetinir .” diyor Voltaire. Yine de uzun bir süre Ortadoğu hakkında Tavernier’in verdiği bilgilerle yetinilmiş. Anadolu’yu geçerken eski kervan yollarını izlemiş. Seyahatleri sırasında Adapazarı, Afyonkarahisar, Ankara, Antakya, Bitlis, Bolu, Bolvadin, Cizre, Diyarbakır, Edirne, Efes, Erzurum, Gebze, Gerede, Gümüşhane, İskenderun, İzmir, İznik, Kars, Kuşadası, Mardin, Sivas, Sinop, Trabzon, Tarsus , Tatvan, Tokat, Urfa ve Van’a uğramış. Bu arada gezip gördüğü yerlerde yaşadıklarını hakkında sürekli notlar tutmuş. Her ne kadar yaşadığı dönemin önyargılarını satırları arasında hissettirse de Türkleri, Kürtleri, Yahudileri, Rumları, Süryanileri anlatmış. Tavernier’in 1676’da yayınlanan bu yapıtını 330 yıl sonra tarihçi Stefanos Yerasimos’un yazdığı giriş ve notlarla okuyoruz. Yabancı seyyahların seyahatnameleri farklı bakış açılarını görmemizi sağlıyor ve açılan pencereyi genişletiyor.

TAVERNIER SEYAHATNAMESİ ( Jean-Baptiste Tavernier)

YÜRÜYEREK ANADOLU ( William John Childs)

 1911-1912 yıllarında Trablusgarp Savaşı sırasında tamamı yaya olarak yapılan yolculuk anlatılıyor bu seyehatnamede. 2000 kilometrelik yolculuk sırasında yazar İstanbul’dan Samsun’a gemiyle geçmiş. Oradan yanında bir yük beygiri ve sürücüsü ile birlikte Anadolu’nun yollarına dalmış. Kimi zaman keçiyollarını kullanmış, kimi zaman da yol üzerinde bulduğu hanlarda, sığınaklarda konaklamış. Samsun, Havza, Merzifon, Amasya, Zile, Turhal, Tokat, Sivas, Talas, Kayseri, İncesu, Ürgüp, Nevşehir, Pozantı, Ulukışla, Konya, Tarsus, mersin, Adana, Osmaniye, Maraş, Zeytun, Pazarcık, Kilis Halep, Kırıkhan ve İskenderun güzergâhını izlemiş ve oradan gemiyle ülkesine geri dönmüş. 20. Yüzyılın başındaki Anadolu’yu ve dönemin Müslüman, Hristiyan, Türk, Çerkez, Laz, Ermeni ve Rum halkını betimliyor. O dönemdeki Müslüman- Hristiyan ve Müslüman-Ermeni problemlerini anlatıyor. Yazarın kendi çektiği fotoğraflarla zenginleştirilmiş anlatım, satırlar arasındaki yolculuğu keyifli hale getiriyor.

YÜRÜYEREK ANADOLU ( William John Childs)

MAVİ ANADOLU ( Azra Erhat)

 “Ne mutlu Anadoluluyum diyene, yazasım geliyor. Öyle ya, uygarlıkların dolup kaynaştığı bu toprak üzerinde dünyaya gelmek, onların beşiğinde çeşitli kültürlerin seslerinden bir ninni ile sallanmak az mutluluk mu?…”

Anadolu’yu yabancı seyyahların gözüyle okuduktan sonra, adım adım gezdiği toprakları mitolojisiyle, tarihi ve edebiyatı ile anlatan Azra Erhat  kılavuzumuz oluyor. Halikarnas Balıkçısı’nın ektiği tohumları Anadolu’da yeşertiyor. Anadolu’yu dile getirirken topraklarımızdan çıkan her kültürü bir mozaik taşı gibi yerleştirmiş anlatımına. Satırlar arasında zamanla kendi kültür mirasımıza nasıl yabancılaştığımızı ve Avrupa’nın bu mirası nasıl baltaladığını görüyoruz. Bugüne kadar Ege kıyılarını yabancı seyyahlar anlatmış. Azra Erhat, Troya’dan Akdeniz’e inerken topraklarımızı süsleyen mitolojik hikayeleri, kültürümüzü renklendiren efsaneleri anlatarak bizi de peşinden sürüklüyor.

MAVİ ANADOLU ( Azra Erhat)

FRANKFURT SEYAHATNÂMESİ ( Ahmet Hâşim)

 Ahmet Hâşim, 1932 yılında kalp ve böbrek hastalığı sebebiyle, doktorlarının tavsiyesi üzerine Frankfurt’a giderek tedavisine orada devam etmiş. Bu arada yolculuğunu kaleme almış. “Bu bir hastanın yol notları, rüzgârlı, karanlık bir sonbahar gecesiyle başlar.” cümleleri ile başlayan kitapta yazarla birlikte bir tren yolculuğuna başlıyorsunuz. Onunla birlikte Bulgar kırlarını geçerken iç dünyaya yaptığı yolculuk eşlik ediyor size. Büyük şehirlerdeki yalnızlıkları, hastane penceresinin özlemle açılmış kanatlarını, gece karanlığında girdiği Avrupa şehirlerinin gelişigüzel dolaşılmış caddelerini renkli anlatımıyla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Yazarın Faust’un mürekkep lekelerini, yıldız serpintileri olarak tanımlaması muhteşem. Islak kış çimenlerine Ahmet Hâşim ile birlikte basıp hissederken, onunla birlikte pembe göğe bakıp karga alaylarının uçuşunu seyrediyorsunuz. Frankfurt Seyahatnamesinde toplam yirmi yazı var. On sekizi seyahat notlarından oluşmuş. Şairin kaleminden damlayan enfes duygu damlacıkları kitabı süslüyor.

FRANKFURT SEYAHATNÂMESİ ( Ahmet Hâşim)

 

DEMET KURT GÜNGÖR


1966’da Adana’daki doğdu. Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümlerini bitirdi.  Halen Ankara’da öğretmen olarak çalışıyor. Türkiye Dağcılık Federasyonu Dağcılık lisansı sahibidir.

Deneme ve gezi yazıları Tmolos, Adalya ve Üvercinka dergilerinde yayımlandı.

Kitap
Dünyanın Tenine Dokunuş (gezi)

Sombahar