Sosyal Medya Yazım Kurallarını Zorluyor

Sosyal medya deyiminden epeyce soğudum. Fazlaca sulandırılmış, yalak bir ifade… Günümüzde bu platformların öne çıkan markaları, dev sanal ticaret marketlerine dönüşmüş durumda. Sadece ticari değil aynı zamanda siyasi ve psikolojik yönlü güç merkezlerine… Toplumsal algı oluşturma ve algıyı yönetme yeteneği bir tarafa, bilgiyi sunma noktasında da kitapların çok ama çok önünde… Tüm dünyada çılgınca büyüyen Facebook, Twitter, Youtube vb gibi medya üslerinden bahsediyoruz…

Bireye ruhsal ve toplumsal olarak doğrudan etki eden, hatta yön veren rolüyle sosyal medyanın, sadece yazılımlardan ibaret olduğunu düşünmek saflık olur.


Bütçe olarak, dünyanın en köklü ve tanınmış yatırım firmalarını markalarını kat kat geçen bir sektör… Öyle ki sektörün her bir üyesi bu başarıya ulaşmış durumda. İktisadi başarı ve büyüklüğün yanında özellikle gelişmekte olan ülkelerde siyasal ve sosyal bir ağırlık merkezi oluşturmakta. Böylesine parlak bir vizyonu olan bu devasa yapıdan uzak durmak mümkün değil. Bu gerçekle hareket eden irili ufaklı on binlerce girişimci, piyasanın oluşturduğu değerlerden pay alabilmenin peşinde.
Sosyal medyanın en büyük ayaklarından olan Facebook, Youtube, Twitter ve İnstagram rakiplerine göre daha şanslı. Küresel ölçekteki üye sayıları milyonlarla ifade edilmekte. Reklam gelirleri yanında sosyal etkileri ile sürekli büyüyen sosyal medya, temsil açısından bakıldığında esasen Bertolt Brecht’in ‘Aptal Kutusu’ televizyonla aynı işlevi görüyor. ‘Aptal Kutusu’ndan farkı etkileşimli olması.  Etkileşim insanlık yararına kullanılabilir mi?.

Sosyal Medya Dili ve Sosyalleşme

Dil, kültür dinamizmini besleyen en önemli unsur sosyal yaşam. İletişimin temel alındığı sosyal medyada ise işler ne yazık ki düz mantıkla ilerlemiyor. Sosyalleşmenin doğal akışı içerisinden uzak bir olgudan bahsediyoruz elbette ki. Doğal akıştan uzaklıktan kasıt, temel amacın maddi yani para olmasıdır. Siyasal, sosyal ve ekonomik bir çıkar alanı olmasıdır. Lafı daha fazla uzatmadan söylemek gerekirse sosyal medyanın varoluş nedeni kapitalist bir anlayıştır. Bir talan yaklaşımının sergilendiği, küresel ekonomik ajanların acımasız ve sinsi stratejilerinin, insanlığın kültür mirasına ve birikimine katkı sunmasını beklemek biraz saflık olur.

Kuralsızlık Sempatisi, Yazım Kurallarını Zorluyor

Sosyal Medya yazım kurallarını zorluyor, bozuyor ve bunu meşru kılan nedenler ortaya koyuyor. Gençliğin kuralsızlık sempatisi, sosyal medya zemininde yazım kurallarında da kendini hissettiriyor. Sanal söyleşi sesli ve görüntülü olarak doğal olanlarını geçmek üzere. Bu tehdit türü, başka bir yazının konusu elbet. Bu bağlamdaki sorun cümlenin küçük harfle başlaması değil. Üstelik bu bilinçli bir reddediş de değil. Eklerin kimi yerde ayrı kimi yerde bitişik yazılmasının bir sistemi yok. Ünlem işareti bir şey ifade etmiyor, virgül yok veya iki nokta üst üstenin görevini üstlenmiş. Tırnak işareti, parantez…

Yazarlar da Yapıyor

Bir çok ünlü Facebook kullanıcısı yazar, oyuncu vb. paylaşımlarında yazım yanlışı yapıyor. Bu kolaycılığın ötesinde içte yatan bir alaycılık, bir okuru küçük görme anlayışı olabilir mi? Nitekim tartışmalı, sataşmalı üsluplarda yazılmış takipçi ifadeleri dışında takipçilerine yok muamelesi yapıyorlar. Takipçilerini veya liste arkadaşlarını okumuyorlar, okumadan beğeniyorlar. Yazım hataları konusundaki özensiz tutumlarını doğru bulmadığım bir çok kişiye bunu mesajla ilettim. Sonuç elbette ki ‘burnundan kıl aldırmayan’ tiplerin tepkisi şeklinde oldu.

Şahbender KORKMAZ

Beğenebilirsin

1 Comment

  1. Sosyal Medya çağımızın algı yönetmeni. Çok doğru tespitler sayın yazarım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir