YAMAÇ PARAŞÜTÜ KAZASI

Ah, benim uçmaya sevdalı başım!.. Ah, benim çılgın yüreğim!..

Paraşütle uçma sevdam yüzünden 4 ay yatağa bağlı kaldım. Yürümeye yeni başladım, kazanın yarattığı travmayı ise daha atlatamadım. Kazanın üzerinden 7 ay geçti. Tek bastonla ancak yürüyebiliyorum. Hayallerim bir daha iyileşemeyecek şekilde kırıldı. Doktorlar hayallerimi sol bacağıma 2 plaka  ve 37 adet vida ile sabitlediler.

Neden bunları yazıyorum? Uçmaya sevdalı bir başkasının da benim yaşadıklarımı yaşamasını istemiyorum. Kıssadan hisse birazda…

Babaannem yemek yaparken tencerede ne varsa çömçe ile (bizim oralarda kepçeye çömçe derler) karıştırırdı. O karıştırdıkça tencerenin içinde bir girdap oluşurdu. Girdabın içinde bir imgeyi gördüğümde kirpiğime bir düğüm atardım, onu kaybetmeyeyim diye. Kirpiklerimde düğümler bir dolu. Düğümlerden birini çözeyim diye, bir girdaba kapıldım işte…

Güzel bir kasım sabahı internette  irtifa.net adlı bir sitenin duyurusunu gördüm ve hayatım değişti.  Birebir yaşandı bu acı hikaye…

Yamaç paraşütü, başlangıç eğitimi veriyorlardı. Duyurudaki telefon numaralarından birini çevirdim. Telefondaki ses, adının Ümit Aydemir olduğunu söyledi. Kendisine bu sporun tehlikelerinin neler olduğunu, daha önce hiç uçuş tecrübem olmadığını, tandem uçuşu yapmak istediğimi ama şartlar uygun olmadığı için yapamadığımı belirttim. Ümit Aydemir, Hacettepe de öğretim görevlisi ve THK pilotu olduğunu, 17 yıldır bu işi yaptığını söyledi.  Bu sporun en tehlikesiz spor dallarından biri olduğunu, bugüne kadar kendisinin hiç kaza yaşamadığını ve bu alanda Türkiye deki sayılı kişilerden biri olduğunu söyledi. Belge verip vermeyeceklerini sorunca,  vermeyeceklerini  ancak uygun olursa daha sonra belge düzenleyebileceklerini belirtti.  Ücret 1000 Tl  dedi.  Bu ücrete   10 saat teorik eğitim ile 10 uçuş dahil diye ekledi.  Ücreti uçuştan önce alıyorlarmış.  Tandem uçuşa (pilotla birlikte yapılan iki kişilik uçuş) gerek  yok dedi.  Uçamayacak insanı kendisinin anladığını ve öyle birine uçuş yaptırmayacağını söyledi.

Okul saat   saat 18.00 dan sonra kapandığı için teorik eğitimleri Hacettepe de yapamıyorlarmış. Bu nedenle eğitimleri bir cafede yapacağını söyledi.  Biraz araştırdıktan sonra, Ümit Aydemir i arayıp katılacağımı söyledim. Akşam 18.30 da Ankara Hamamönü’nde, bir cafe de buluştuk. Kursiyer olarak 4 kişiydik. Ümit Aydemir ve eğitmen olarak da Tufan Tufanoğlu vardı. Telefonda yaptığımız konuşmanın aynısını yaptı. “14 yıldır hiç başlangıç kazası yaşamadım, eğer bir kaza olursa bu dükkanı kapar giderim” dedi.

Dersler her akşam cafede yapıldı. Bazı katılımcılar sağlık problemi yüzünden ayrıldı. Ama bizden sağlık raporu istemediler. Geriye iki kişi kaldık. Bu arada hava şartları uygun olduğunda, her cumartesi ve pazar günü uçuş düzenlendiği, iletişimin Yahoo’da gruptan yapıldığını, bizim de cumartesi günkü uçuşlara katılacağımız söylendi. Ben heyecanlı olduğumu söyledim, o da her hocanın bu işi yaptırabileceğini  ve ona güvenmemi söyledi. “Uçamayacak olsan ben anlardım ve seni uçurmazdım” dedi. 1000 tl yi orada bizden aldı. Ümit Aydemir parayı aldığına dair bir kağıt veremeyeceğini söyledi. Cumartesi sabah saat 8.30 da Grup hazırlıklarını yaptı. Yola çıktık.Paraşüt Kazası

Gölbaşı’ndan sonra Ahiboz’a gelince sağa ayrılan yoldan döndük. Yaklaşık yarım saat kadar gittikten sonra uçuş yapılacak tepeye geldiğimizi söylediler. Bu tepeye kendi aralarında ” Recai” adını vermişler. Bu arada saat 10.30-11.00 civarındaydı. Paraşütleri çıkardılar. Windsuck lar kuruldu, yer eğitimi yapacakların paraşütleri çıkarıldı.

Grup 2 midibüs, 1 minibüs ve kendi aracı ile gelenlerden oluşuyordu. Tufan Hoca, bizi yer eğitimine aldı. Önce paraşütü açtı. Teorikte gördüğümüz ipleri paraşüt üzerinde gösterdi.  Yarım saat kadar arkadaşımla çalıştı. O, ikinci denemesinde paraşütü kaldırdı. 110 kilo idi.
Paraşüt Kazası

Yarım saat sonra ben paraşüte geçtim. Paraşütü kaldıramadım. Çünkü hem rüzgar hem de üzerimdeki harnesin ağırlığı yüzünden gücüm yetmedi. İkinci yarım saatte arkadaşım çok rahat şekilde paraşütü kaldırıp oldukça çok alıştırma yaptı. Sıra bana geldiğinde paraşütü kaldıramadığım için moralim bozulmaya başlamıştı. Kendimi epeyce zorladıktan sonra paraşütü yerde 1-2 saniyeliğine kaldırabildim. Sonraki denememde ise 5-6 saniye havada tutabildim.

Çok efor sarfedip epeyce güçten düşmüştüm. Benim dinlenme sürem bittiğinde rüzgar yönünü değiştirdi ve hızlandı. Konum değişikliği yaptık. Ama rüzgar sürekli yön değiştirmeye başlamıştı. Yer eğitimine ben geçtim ama rüzgarın şiddeti ve tutarsızlığından dolayı bir adım bile atmam mümkün olmadı. Rüzgar beni geriye fırlatıp attı. Sonra öğle yemeği molası verdik. Rüzgar da iyice tutarsızlaştı. Bir bakıyorsunuz kesiliyor, bir bakıyorsunuz şiddetleniyordu. Biz de tepenin eteğinde oturup bekledik. Sonra hocalar bugün uçuş yapılamayacağını, çünkü rüzgarın buna uygun olmadığını söylediler. Akşamüzeri saat 16.00 civarında bir baktık ki herkes tepeye tırmanmaya başladı ve günbatımında uçuş yapılacağı söylendi.

Tufan hoca benim de uçuş yapacağımı söyledi. Ben de çok heyecanlı olduğumu ve yerde bile paraşütü zor kaldırdığımı söyledim. Ama Tufan hoca bunun çok kolay olduğunu ve benim rahatlıkla bunu yapacağımı söyledi. Biz de tepeye tırmandık. Harnesi kuşanan sıraya giriyor, sırası gelince uçuyordu. Ben onları izlerken heyecanım iyice arttı. Sıra bana yaklaştıkça kalbim sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Tufan Hoca ya tekrar çok ama çok heyecanlı olduğumu söyledim. O da , “çok kolay yaparsın, yapamayacak olsan uçurmam zaten “dedi.

Paraşüt KazasoSıra bana geldiğinde rüzgarı filan hissedecek durumda değildim.
Paraşütü yere serdiler. Kuşamı kontrol ettiler. Kalbim sanki ağzımdan çıkacak gibi atmaya başladı. Tüm kontroller yapıldıktan sona  telsizden “hazır olduğunda koşmaya başla “komutu geldi. Ben de tüm cesaretimi toplayıp koşmaya başladım. Ama paraşütü daha tam kaldıramadan rüzgar beni savurup sol tarafa fırlattı. Yumuşak düşmüştüm. Hiçbir şey olmadı. Ama cesaretim tamamen kırıldı ve doğru düşünememeye başladım. Düştüğüm yerden kalkıp daha uçamayacağımı düşündüm. Fakat beni gelip yerden topladılar ve paraşütümü tekrar serdiler. Tekrar deneyeceğimi söylediler. Ben de yapamayacağımı, çok heyecanlı olduğumu ve titrediğimi söyledim.

Bu sırada telsizden yine komut geldi. Ben de tüm gücümü tekrar toplayıp koşmaya başladım. Paraşüt havalandı, ayaklarım yerden kesildi, Hoca telsizden “kolonları bırak” dedi. Kolonları bıraktım.  1,5-2 metre kadar yükselmiştim. Paraşüt sağa doğru yattı. Hoca “sol fren çek” dedi. Sol freni çektim ve kendimi yerde buldum. Düşerken sol bacağımda şiddetli bir ağrı hissettim. Ayağımı bir kaya parçasına çarpmıştım. Düştükten sonra doğrulup oturdum ve bacağıma baktığımda “bittim ben”diye düşündüm. Çünkü ayağım sol tarafa dönmüş, dizim de sağ tarafa bakıyordu.

Koşarak yanıma geldiler ve yumuşak düştüğümü bir şey olmayacağını söylediler. Ben ayağımın kırıldığını, çok şiddetli ve artan bir ağrı hissettiğimi,  hareket ettiremediğimi, duruş bozukluğuna bakmalarını söyledim. Hemen ambulansı çağırdılar.

Ambulans ne kadar sonra geldi bilmiyorum, çünkü ağrının şiddetinden bayılma raddesine gelmiştim. Ambulans geldikten sonra görevliler bacağımı sabitleyip, beni tepeden sedye yardımı ile indirdiler. Pazar akşamı 20.00 da ameliyata girdim. 12.40 da ameliyattan çıktım.

Doktorlar kırıklarımın çok ciddi kırıklar olduğunu, tıpta “Pilon Kırıkları Pilon Kırıkları Filmi” denildiği ve ameliyatım başarılı geçtiğini , iyileşme sürecimin çok uzun olduğunu, 6 aydan sonra bebek adımlarıyla yeniden yürümeyi öğreneceğimi, tam iyileşme sürecimin 1,5-2 yıl sürebileceğimi söylediler. Her şeye hazırlıklı olmam gerektiğini, ayağımda hasar da kalabileceğini, onu da iyileşme sürecinin belirleyeceğini de eklediler. Bu arada Ümit Aydemir ve arkadaşları hastaneye bir kez geldiler. Orada da Ümit Aydemir kazanın benim hatam olduğunu söyledi. Çektiğim ağrıdan dolayı onunla konuşmaya gücüm bile olmadığı için sesimi çıkarmadım. Daha sonra da bir daha arayıp sormadılar.

Ben bir hata yaptım.  Yer eğitiminin en az 6-7 saat olması gerektiğini bilmeyecek kadar yetersiz sertifikalı kişiler olduklarını tahmin etmeli miydim* bilmiyorum. Hatta yaptığımız bu kazanın neden ve sonuç analizlerinin yapılıp yapılmadığını ve yetkili mercilerin dikkatini çekip çekmediğini bile bilmiyorum. Hatta bu kazanın tutanaklara geçip geçmediğini…

Dağlara yeniden kavuşmak için epeyce bir yol katetmem gerekiyor. Dostlarım sayesinde bu günlere geldim. İyi ki varsınız…

Şimdi hayallerimin perdesini kaldırma zamanı. Zaman dediğin nedir ki? Yaşamı biriktiriyorum. Bir sürek avcısı gibi, anlatılamayanların peşinden koşmak için…  Şehir olanca gücüyle sırtımdan itse, dağ da sislerin arasından ellerini uzatıp beni çekse…
Uzansam gökyüzüne, uzansam…

DEMET GÜNGÖR

Beğenebilirsin

6 Comments

  1. Çok geçmiş olsun Demet hanım. Yamaç Paraşütü çok ciddi bir iş. Maalesef her önüne sertifika verdikleri için böyle acı olaylar yaşanıyor. Ayrıca sizi hiç arayıp sormamaları, tedavi giderleri için destek olmamaları da çok berbat bir durum. Umarım bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmuşsunuzdur.

  2. Demet Hanim, buyuk gecmis olsun. Malesef yamac parasutu sporunda yasanan kazalarin buyuk kismi medyada ortbas edililip, kazalardan “Alinmasi gereken dersler” de duyurulamiyor. Bu cok ciddi riskler iceren spor dalinda, tandem ucuslarda dahi her yil yasanan kaza sayisi ve sonucta ugranilan hasarlar, can kayiplari az degil. Kazalarin nedenleri arasinda agirlikli olarak, bu spora heves edenlerin yetersiz egitim almalari, egitmenlige soyunanlarin bir kisminin “Merdiven altinda” calisan, ruhsatsiz, fatura vermeyen, belirli ofisi, egitim salonu vb olmayan, hatta para kazanma hirsi ile insanlari yanlis-eksik bilgilendirmeleri, olasi riskleri goz ardi etmeleri, etrafta diplomasiz, yeterliksiz “Hoca” kisvesi ile dolasan cok sayida kisinin olabilmesi, bu firma-kisilerin mesleki sorumluluk sigortalari geregi aranmamasi; ogrencilerin herhangi bir sigorta kapsaminda olmamalari, ogrencilerin egitmenlerin gecmisini, diplomasini, yeterliligini, referanslarini sertifikasyolari icin yetkili kurulustan sorgulamamalari, ucuz urun ve hizmeti tercih etmeleri, ogrencilerin hedef aldiklari spor dali icin kendilerinin fiziksel on yeterliliklerini onceden sorgulamamalari, vb pek cok neden olabiliyor. Anlattiklariniz, bu satir aralarinda, bu spora gonul verecek cok kisi icin , pek cok ders iceriyor. Kanimca, sizin gibi baskalarinin da zarar gormemesi icin, sorumlular hakkinda savcilik nezdinde ve bu konuda yeterlilik veren Sivil Havacilik makamlari nezdinde, suç duyurusunda bulunmaniz, ugradiginiz maddi- manevi zararlar icin tazminat talebinde bulunmaniz, hatta aldiginiz dersleri medya ile paylasmaniz. Acil sifalar, gecmis olsun.

  3. Canım çok geçmiş olsun
    Federasyona şikayet et bunları
    Seni seviyorum

  4. Yamac parasutu serbest tirmanmadan sonra olan kazalardan sonra istatistiklere gore ikinci tehlikeli spor olarak biliniyor. Bu spor herkes icin uygun olamaz, sadece ogrenme arzusu ve birazda konuyu kavramak gerekir.
    Herkes egitim veremez.
    Tereddutte kalan yada hazir olmayan hic kimseye israr edilemez, bu karari hocayim diye gecinen kisi verir.
    Mukemmel bir spor, ama dogru bir egitim icin sorumlu insanlar gerekir, bazilarinin gozunde sadece para var.

  5. Demetcim sabrindan dolayi seni kutluyorum herkesin harci degil bu kadar uzun sureyi sabirla kontrol edip yönetmek hersey gonlunce olsun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir